İsmi Azam duası vefki. Birçok yazılı ve baskı eserde bu hurufları İsm-i Azam hatemi veya hayır hatemi diye geçmektedir.Bu hatemin bu vefki çok kıymetlidir,Her bir şekil bir ALLAH esmasına delalet eder.
Bü mübarek vefki bir gümüş levha üzerinde Cuma günü sela vaktinde kazdırılıp boynunda taşınırsa her türlü dileklere ulaşmak için büyük faydası vardır.Hertürlü kazadan ve beladan korunmak için bir kalkandır.
İsmi Azam duası vefki. Hazreti Ali'ye ait olduğu rivayet olunan ve içinde İsmi Azam'ın geçtiği belirtilen bir kasideden alınmış ve büyük havas alimi Deyrebi tarafından vefk haline getirilmiş büyük bir sırdır.
Hazreti Ali Efendimize ait kasidede aynen şöyle geçmektedir:" Ey bu mübarek İsmi Azam'ı üzerinde taşıyan kimse! İnsanı maksadına ulaştırmak. her türlü afetten korunmak için bu İsmi Azam'ı taşımak çok tesirli ve sana yeterlidir. "
Vefkin en alt sırasında Esmaül Hüsnadan isimler yazılmaktadır.Bu şekilde Hayır Hatemi olarak adı geçer ve en bilinen,tercih edilen şekli budur.
Celcelûtiye, Süryanîce “bedî” demektir. Resûl-i Ekrem Efendimize (S.A.V.) Hazret-i Cebrâil (as) tarafıHZ. SÜLEYMANIN MÜHRÜ.. ( MÜHRÜ SÜLEYMAN)ndan indirilen ve içinde İsm-i Azâm'ı da taşıyan yüksek mânâlar, Hazret-i Ali (R.A.) tarafından Celcelûtiye adıyla ve cifir ilmine göre bir çok tarih de düşürülerek Süryanî diliyle nazmedilmiş ve kaside haline getirilmiştir. Yüksek ve tesirli bir duâdır. Bir isimler hazinesidir. Allah'ın rahmetine vesile olması hasebiyle bir rahmet hazinesi veya bir Cennet hazinesi demek de mümkündür.
Allah'ın en büyük ismi olan İsm-i Azam bu duânın içerisinde gizlenmiş olduğundan, bu duâyı okuyarak Allah'a sığınan kimsenin, dünya ve âhiret işlerinde çok kolaylıklar ve bereketler göreceği müjdelendiğine dair kaynaklar bulunmaktadır.
Celcelutiye vefki çok tesirli bir vefktir. Söz konusu bu vefk gümüş veya altın üzerine yazılır. (kolye yada plaka veya yüzük olabilir.)
Eski havas alimleri el yazması eserlerinde ”Her kim Celcelutiye vefkini altın veya gümüş üzerine yazıp, taşır ise cümle maksuduna nail olur. Her isteği ve arzu eylediği eline geçer.” demektedirler.
Celcelutiye vefkini ve çeşitli vefk örneklerini, Topkapı Sarayı’nda sergilenen Osmanlı padişahlarına ait tılsımlı gömleklerin üzerinde de görmek mümkündür.
Bu mührü şerifi taşıyan kimse her şeye galip gelir ve muhabbetle herkes ona saygı duyar. Kaza ve kötü şeylerden,hastalıklardan emin olur Allah'ın izniyle.
HZ. SÜLEYMANIN MÜHRÜ.. ( MÜHRÜ SÜLEYMAN)
İlk insan Hz. Adem Peygamber yeryüzüne gönderildiğinde kendisine Cebrail tarafından bir yüzük verilmişti. Bu yüzüğün üzerinde bulunan sembol, Anadolu mimarisinde tarih boyunca birçok coğrafyada mimari süslemelerde sıklıkla kullanılan Sekiz Köşeli Yıldız’dı. 1000 yıl civarında yaşadığı rivayet edilen Hz. Adem Peygamber vefat edince yüzük Cebrail As tarafından yeniden geldiği yere cennete götürüldü. Bir gün Cebrail As Hz. Davud Peygamber’e geldi ve elindeki yüzükle birlikte 10 adet soru verdi. “Bu 10 soruyu çocuklarına sor ve içlerinden her kim soruların tamamına doğru cevap verirse yüzüğü ona ver,” dedi. Bunun üzerine Hz. Davud Peygamber bir meydanda halkını topladı ve onların önünde Cebrail’in kendine söylediklerini söyledi. Sırayla büyük oğlundan başlayarak çocuklarına soruları sordu. Çocuklardan hiç birisi sorulara doğru cevap veremediler. Son olarak çocuklardan en küçüğü Süleyman’ı çağırdı ve soruları ona da sormaya başladı. Hz. Süleyman sorulara bir bir doğru cevap vermiştir. Hz. Davud Peygamber Oğlu Hz Süleymanı tebrik ettikten sonra kalktı ve yüzüğü oğluna verdi. Rivayet edilir ki, Hz. Süleyman Peygamber bu yüzüğün gücü sayesinde insanlar dışındaki varlıklara (cinlere, hayvanlara), tabiata ve nesnelere de hükmederdi.
Öncelikle yüce ALLAH'ın CELAL ve CEMAL sıfatlarını sembolize eder. Bu mühr remizdir. Ayrıca bir çok mefhumu temsil etmektedir. Rahmani bir semboldür.
Altıgen bir yıldızdır. Her bir köşesi manen bazı peygamberleri temsil eder. Bu peygamberlerin her biride farklı fıtratta yaratılmışlardır. Bu mühre irtibat edildiğinde o mefhumlarlada hallenilir.
Süleyman a.s dan sonra dünyada bir çok millet bu sembolü kutsal sayarak kullanmıştır.
Anadolu Selçuklu mimarisi ile Osmanlı dönemindeki sancaklarda sıkça görülür. Altı kenar ve altı köşeden oluşan, temelde iç içe geçmiş iki üçgenden oluşan şeklin yanında, sekiz köşe ve sekiz kenardan oluşan iç içe geçmiş iki kare de Türkiye’de Mühr-ü Süleyman olarak anılabilmektedir. Müslüman ve Türk mimarisinde çok eskiden bu tarafa süslemelerde kullanılmıştır. Türkistan’ın Yesi şehrindeki Ahmet Yesevi türbesindeki sekiz köşeli yıldız ile Sivas Gökmedrese’nin kapısındaki sembol aynıyken yine Sivas Gökmedrese’nin minarelerindeki oyma süslemeler Mühr-ü Süleyman’ın çeşitleridir.
Osmanlı denizcisi rüzgara emretme anlamında düşündüğü için denizlerde dolaştırdığı donanmasının bayraklarında bu sembolü işlemiştir.
Osmanlı padişahları kılıçlarında, giysilerinde, kolye ve yüzüklerinde her daim bu sembolü tılsımlaştırarak kullanmışlardır.
Bu mühr-ü Süleyman mühründe yüce Allah'tan başka meleklerin ve bazı insanların bildiği İSM-İ AZAM remiz edilmiştir.
Nali şerif'in İmanı kuvvetli insanları kötülüklerden kazalardan belalardan koruyacağına inanılır.
Kastallani (rahimehullah) ın el mevahibül-Ledünniyye isimli eşsiz eserinde, bu nal-i şerifin resminin ve misalinin bereket ile ilgili tecrübe edilen faydalar şöyle sıralanmıştır.
Her kim,kendisinden bereketlenmek niyeti ile ,bu nal-i şerifin resmini yanında bulundurursa,azgınların saldırısından,düşmanların galibiyetinden,azgın şeytanların şerrinden,her kıskanç kişinin nazarından emin olur.
Sihir ve büyüler bunu taşıyana tesir etmez.Bunu taşımaya devam eden kişi bütün insanlar tarafından tam bir kabul görür. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) in kabrini ziyaret etmek mutlaka nasip olur.Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) i rüyasında görür.
Onu taşıyan ordu bozguna uğramaz.Bulunduğu gemi batmaz.Bulunduğu ev yanmaz,İçinde bulunduğu eşya çalınmaz.Sahibinin hürmetine ne istense ,yapılan dua red olmaz.Sahibi ile hangi darlıkta tevessül edilse mutlaka o sıkıntı kalkar. Sahibi ile hangi hastalıkta medet istense mutlaka şifa gelir.
Ancak bütün bu sayılanların gerçekleşmesi kuvvetli iman şartına (Resulullah Efendimizin bu mucizesine şüphesiz inanmaya) bağlıdır.
Harfi Mukattalar Hakkında 14 Nur Harfi
Hurûf, harf kelimesinin çoğuludur. Mukatta kelimesi de ayrılmış, münferit demektir. Hurûf-u mukataa ise; ayrılmış, münferit harfler demektir. 29 surenin başında bulunurlar ve surenin açılışını yaparlar. Anahtar harfler de denir. 14 harfin tekli, ikili, üçlü, dörtlü ve beşli kullanımından oluşurlar.
Kuran’ın en büyük mucizelerindendir. Kuran haricinde hiçbir kitapta bu şekilde bir anahtar sistemi mevcut değildir. Yıllarca ne anlama geldikleri ve Yüce Allah’ın neden bu harfleri sure başlarına koyduğu ile ilgili mantıklı bir yorum yapılmış değildir.
NUR HARFLERİ
ا ح ص س ك ع ط ق ر ه ن م ل ى
En doğrusunu Allah bilir.
Bilgi kartı
Lütfen önce giriş yapın.
Giriş Yap
Bir yorum yaz