Gümüş levha boyutu 3.2 cm x 2 cm. Zincir Uzunluğu 60 cm
Kolyede sol üstte yer alan petekli yapı El Vedûd ism-i Şerîfi'nin vefkidir. Bu Esmâ Allah'ın kulları tarafından çokça sevilen ve onları çokça seven anlamını da içerir. Bu yüzden özellikle eşler ve sevenler arasında muhabbet artması, insanlar içinde sevgi duyulan biri olmak için zikir ve dualarla anılması tavsiye edilen esmâdır.
Yanındaki yuvarlak mühür Celcelutiye vefki/mührü olarak bilinen çalışmadır. Celcelutiye, Kadim Süryanice ismidir. Arapça’da El- Bediu esmasına bakıyor. El-Bediu, eşsiz,benzersiz bir şekilde örnek edinmeksizin yaratan anlamı yanında, güzellik ve bütünlük yani tevhid mânâlarını içerir. Muhiddin Arabi, Akl-ı Evvelin ve hakikati yazan kalemin El- Bediu esması olduğunu söyler. Hakikat ve kainat hakkındaki sırlı bilgi ve deneyimlerin yolculuğu Celcelutiye’dir.
Allah'ın rahmetine vesile olması hasebiyle bir rahmet hazinesi veya bir Cennet hazinesi demek de mümkündür.
Celcelutiye Kasidesi ile alakalı çok geniş bilgi internette kolayca bulabilirsiniz.
geniş bilgi,: bkz. elfabex.com/celcelutiye
Kolyenin adına vesile olan Şifa tılsımı hemen alttaki Büyük yuvarlak mühür şekilli çalışmadır.
Geçtiğimiz yıllarda eski bir sanat kitabında gördüğümüz fotoğrafta, Osmanlı döneminden kalma farklı şifa tılsımlarında olan uygulamalar dikkatimizi çekmişti. Bazen dostlarımıza hediye olarak, hem de bu tür bir şeye ihtiyacı olduğunu belirten bazı müşterilerimize çalışma olarak üretmiştik.
Daire şeklindeki iki sıra yazıdan birinde şifa ayeti olarak da bilinen İsra suresi 82. Ayet-i kerimesi olan "Biz Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki, o müminler için bir şifa, bir rahmettir; zalimlerin ise sadece ziyanını arttırır" yazar. Diğeri ise İnşirah suresidir.
Orta kısımda merkezde yer alan şifa duasının etrafında Esmâ-ül Hüsna'dan üç isim yer alır. Eş Şâfî (şifa veren) El Kâfî (kullarına kâfi gelen) ve El Muâfî ( belâdan, musibetten muaf tutan ve afiyet veren) Ve son olarak da canlılık, hareket ve bereketi temsilen balık figürü.
Merkezde yer alan şifa duası peygamber efendimiz'den ( s.a.v) rivayet edilir ve şu yazar:
"Allahümme Rabbena Ezhibil-bese işfi ente'ş-şafi La şifaen illa şifaüke şifaen la yuğadiru sekamen" ("Allah'ım, sen bütün insanların Rabbisin. Bu hastanın ızdırabını gider. Şifa ver. Şifayı veren sensin. Senden başka şifa yaratan yoktur. Ancak senin şifan vardır. Bu kuluna da hastalıktan eser bırakmayacak şekilde şifalar ihsan eyle.") bkz.sorularlaislamiyet.com/hastalik-ve-sikintilara-dayanmak-basimiza-gelen-bela-ve-musibetlere-karsi-sabirli-olmak-icin
Tılsımların çoğunda gerçek yardım ve şifanın Allah'a ait olduğu ile ilgili ayet hadis ve ifadelere çok rastlanmaktadır. Bunun anlamı her ne kadar olağanüstü güçler harekete geçirilecekse de istenen sonucu elde edebilmenin ancak Allah'ın yardımı ile olabileceğinin unutulmamasının istenmesidir.
Bilgi kartı
Lütfen önce giriş yapın.
Giriş Yap
Bir yorum yaz